Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri Buyurdular:

  • Kim Kur'anı yeterince ezberlemez, gereğince hadis öğrenmese, bu terbiye yolunda ona uyulmaz. Çünkü bizim yolumuz, kitap ve sünnet ile belirli esaslar üzerine kurulmuştur.

  • Bizim bu terbiye yolumuz, bütünüyle Kuran ve Sünnet'in esaslarına bağlıdır.

  • Bizim Marifet ilmimiz, Hazreti Peygamberin hadisleriyle çepe çevre kuşatılmıştır.

Sevgili kardeşim; bazı kişiler evliyayım diye çıkmış etrafı geniş, kalabalık. Allah daha çok eylesin ancak o kimseler acaba bir eüzü besleme çekerken doğru mu? veya Kur’an okurken ne kadar okuyabiliyor. Eskiden Kevser suresi ile İhlas suresini ezber bilenler imam oluyordu. Acaba onlar gibi mi? Böyle olanlar insanları camiiden, cemaatten, tarikattan, toplumdan soğuttular.

 

Şimdi de bunlar abdest almasını bilmezler Kur’an okumayı bilmezler, evliyalık taslıyorlar. Allah önce onlara hidayet versin.

 

Bunlar seni nasıl eğitecek? Ne öğretecek? Seni hangi amel ile Huzurullaha, Resulullah’a kavuşturacak? İyi düşün. Bu zamanda Kur’an bilgisi, Sünnet (Hadis) bilgisi, mezheb bilgisi, toplum bilgisi olmayan insanla sen nereye kadar gideceksin?

 

Acizane kendim marifet ilmimi Haci babamızından bi zatihi hem ilminden, hem halinden, hem sözünden, hem hareketinden, hem irfanından, hem kalben ve ruhen aldım. 80’li yıllardan 2005 yılına kadar.

 

Zahiren görevim ise 35 yıl önce Sakarya merkezde, sonra Bursa merkezde Diyanette Camii İmam-Hatibliği yaptım.

 

Tabii ki bizim etrafımız az olur. Çünkü Kur’an Sünnet üzereyiz, hak ve hakikat içindeyiz. Bir de Hacı babamız emriyle (vasiyetiyle) buyurdu ki:

Yavrum son zamanlarda halimi görüyorsun. Sen yarın bu hale düşme, senin dervişin az olsun ama öz olsun. Yüz tane olmasın bir tane olsun sağlam olsun.

Bu söz üzere biz de eyvAllah dedik. Onun için bizim az ve öz olacak.

İnşaAllah.

 

Tabii ki biz de insanız, bizim de kusur ve kabahatimiz olur. Beşeriz! Peygamber efendimiz (s.a.v.) buyurdu ki ben de sizin gibi insanım, beşerim(yani yiyer, içer, uyur, gezerim) ancak aranızdan seçilmiş bir peygamberim.

İşte aziz kardeşim, Hacı babamız da, o yüce insan onca kardeşimizin arasından önce halife seçti şu günahkarı, sonra da en ağır yükü manevi sorumluluk olan Mürşidliği verdi. Kıyamete kadar devam edecek Mürşidi Kamilliği de onayladı.

 

Bazıları der ki Hacı babamız kimseyi bırakmadı. Ona sadece kakavan denir. Yani tasavvuftan anlamaz, bilgisiz ve cehaletinden dolayıdır. 

Hacı babamız o yaşa kadar niye yaşadı?

Hacı babamızın o kadar maneviyatı düşük mü?

O kadar insan içinde yok muydu?

1950’den 2005’e kadar boşuna mı çalıştı?

O kadar basit birisi miydi?

Normal bir camii imamı veya öğretmenin talebesi var da Hacı babamızın yok mu?

Çok ayıp. Böyle söyleyenler Hacı babamıza iftira atmış olurlar. Ona karşı nankörlük etmiş olurlar. Bu da büyük vebaldir.

 

Okuyup anlayana sevgi ve selamlarımı sunarım.

 

Allah bizi bu ümmeti Muhammede ve aziz milletimize hadim(hizmet edenlerden) eylesin

Allah’ım bizi kendisine layık kul eylesin

Efendimize layık ümmet olmayı ihsan eylesin

Pirlerimize ve Hacı babamıza layık evlat olmayı ihsan eylesin.

Amin, bi hürmeti Taha ve Yasin.

​​

  • Muhakkak Allah emaneti ehline vermenizi emreder

  • Allah-ü Teâlâ’nın sevgisi

  • Fetret Devresi

  • Hacı Babamızın Evlatlarına Nasihatları

  • Hacı Babamızın Halifeleri

  • İmtihan Dünyası                    

  • Allah ve Resülü’nün dilinden dökülen inciler 

  • Peygamberimiz Bir Sohbetinde buyurdular ki

  • Sohbet

  • Takva

  • Tasavvuf

  • Yaratılanı severiz yaratandan ötürü

  • Zikir

  • Hz.YUNUS ‘ dan (K.S.)

  • Rabıta ile İlgili Âyetler Kudsi Hadisler ve Hadisi Şerifler

  • Letaife Hamse

  • Mürakebe Makamları

  • Nebî âşığı şair Nâbî

  • Dervişin Geliş, Gidiş Halleri

  • Takdir

  • Kişinin Sevgisi

  • Nakşibendi Tarikatının Kaideleri ve Kandilleri

SAYFALAR